Türkiye Kamu-Sen yöneticileri Bursa ‘da bulunan SGK il müdürlüğü önünde Hükümetin teklif ettiği her iki zam teklifinide az bularak bir basın açıklamayı düzenledi. Türkiye Kamu -Sen Bursa temsilcisi İbrahim Bulut yaptığı açıklamada şunları söyledi: Alın terinin ve kamu hizmetinin temsilcileriyiz. Hak aramak için buradayız. Hakkımızı almak için buradayız. Adalet için buradayız. Bugün sekizinci dönem toplu sözleşme görüşmelerinde kamu. tarafı bize ne teklif etti? Iki bin yirmi altı yılı için tamamı aylığı bin TL ek olarak yüzde on artı altı iki bin yirmi yedi yılı için ise yüzde dört artı dört. Peki soruyorum sizlere. Çok değerli mesai. mutfakta kaynayan tencerenin derdine derman olur mu? Pazarda, markette, hızla artan fiyatlara karşı bir anlam ifade eder mi? Etmez. Kiraların maaşları aştığı bir ülkede memura. Emekliye nefes aldırır mı? Aldırmaz. Elbette ki hayır. Bu nedenle biz de bu teklife hayır diyoruz. Bu teklif ne memurun ne emeklinin sofrasına çare olur ne de yarasına mer. Bu teklif milyonların alın terini yok sayan bir tekliftir. O yüzden biz bu teklifi reddettik. Bugün de meydanlarda yüksek sesle reddediyoruz. ekonomik gerçekler ortada. Akaryakıta gelen zamlar, vergilerdeki ve cezalardaki artışlar, markette, pazarda uçan fiyatlar zorunlu tüketim mallarındaki fahiş artışlar. Hep. açıklanan enflasyonun çok üzerinde. Kiralar, memur maaşlarını ezip geçmiş durumda. Büyük şehirlerde ve kıyı bölgelerinde memur barınamıyor. Görev yerleri boş kalıyor. Çünkü maaş ile kira yarışamaz hale geldi. Daha dün öğrenci servislerine yüzde otuz zam yapıldı. Harcamalar katmer katmer artarken maaşlar dirhem dirhem bile. Kalkmıyor. Bir gerçeğin altını özellikle çiziyoruz. Memur ve emekli maaşları bugün insanca yaşamaya yetmiyor. Maaşlar her ay eriyor. Emeklilerimiz. temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorlar. Ilave ek ödeme emekli maaşlarına yansıtılmazsa bu mağduriyet önümüzdeki iki yıl daha da derinleşecek. Yoksulluk. Hem çalışanın hem de emeklinin kaçınılmaz kaderi haline gelecek. Kamu da aynı işi yapan benzer eğitim düzeyine sahip ama farklı statüdeki çalışanlar arasında uçurumlar var. Getirilen. Bu teklif adaletsizliği gidermiyor. Soruyoruz. Bu mudur adalet? Bu mudur çalışma barışı? Biz adalet istiyoruz. Hakaniyet istiyoruz.
Sanatımıza sahip çıkan kültür ve sanat emekçimizin tüm iletişimimizi sağlayan haberleşme çalışanlarımızın kamu hizmetini yürüten büro personelimizin sağlığımızı korumak için. Gece gündüz fedakarca çalışan sağlık personelimizin geleceğimizi şekillendiren yarınlarımızı inşa eden eğitim neferlerimizin kaygısız, huzurlu, güvenli bir çalışma hayatına kavuşmasını. Biz Türk ve Türkiye yüzyılı misyonuna yakışan bir kamu düzeni istiyoruz. Bu yüzden iki bin yirmi altı yılı için yüzde seksen sekiz nokta altı iki bin yirmi yedi yılı için yüz. kırk beş nokta iki oranında zam talebimizi masaya koyduk. Ama bize gelen hayattan kopup enflasyon hedefine sıkışmış masa başında hesaplanmış bir teklif olduk. Aile yılındayız. Peki aileyi destekleyecek bir düzenleme var mı? Reel artış istedik. Refah payı var mı? Geçmiş kayıplarımızın telafisini talep ettik. Telafi var mı? Üç bin altı yüz ek. Gösterge sözü verildi. Çözüm var mı? Vergide adalet istedik. Yük hafifledi mi? Emekliye iyileştirme istedik. Karşılık var mı? Hayır. Bayram ikramiyesi dedik. Duyan var mı. Hizmetlilerin sorunları çözülsün dedik. Gören var mı? Bugün ülke genelinde iş bırakma eylemindeyiz. Hizmet üretmiyor, üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz. Bizler her gün canla. Fedakarca görevini eksiksiz yerine getiren memleketin dört bir yanında devletini onurla temsil eden kamu çalışanlarıyız. Ancak bu ülkenin yükünü sırtlayan memurlar hak ettiği. Ücreti alamıyor. Emeğimizin karşılığını alamadığımız için buradayız. Hakkımızı almak için buradayız. O halde buradan açık ve net söylüyoruz. Kamu işvereni. Gerçek enflasyonu, büyüme oranlarını, refah payını, artan yaşam maliyetlerini ve geçmiş kayıplarımızı dikkate alarak yeni gerçekçi ve kabul edilebilir bir teklif getirmelidir. Bunu. Önümüzdeki iki yılda memur ve emekliler geçinmez niyetine düşecek ülkemizin en nitelikli insan gücü çaresizlik içinde bırakılacaktır. Kira. Yardımı, eş, çocuk yardımı, ısınma, ulaşım ve yemek ücreti gibi sosyal haklarda somut adımlar atılmalıdır. Maaşlar hayali tahminlere göre değil, markette,. pazarda, kirada yaşadığımız gerçeğe göre belirlenmelidir. Bize bize masa başı rakam değil, alın terimizin karşılığı olan rakam gerekiyor. Bu sadece memurun. Değil tüm milletin mücadelesidir. Biz buradayız. Hakkımızı almakta kararlıyız. Ülkemizin dört bir yanında aldığımız karara uyarak memurun gücünü hatırlatan hakkı ve. Alın teri için omuz omuza mücadelemize destek veren tüm kamu çalışanlarına yaptığımız bu anlamlı eylemlere sabır ve anlayış gösteren, bize yürekten destek olan vatandaşlarımıza en içten. Teşekkürlerimi sunuyorum. Mücadelemiz, memurun ortak mücadelesidir. Kazandığımız her hak hepimizin ortak zaferidir.

