Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

JMO’DAN MANİFESTO ÇAĞRISI

Jeoloji Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıldönümünde kritik bir basın açıklaması yaparak, Bursa için olası deprem riskine karşı hayati uyarılarda bulundu. Kentin aktif fay hatları üzerinde yer almasına dikkat çeken Oda, Bursa’nın ‘uyuyan tehdidine’ karşı acil önlem çağrısında bulundu.

Jeoloji Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıldönümünde kritik

Jeoloji Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 depremini anmak ve doğal afet farkındalığını artırmak adına basın açıklaması düzenledi. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, afet risk manifestosu hazırlanması gerektiğinin altını çizerek çözüm önerilerini sıraladı. Afet risk manifestosu hazırlanması gerektiğinin altını çizen ve çözüm önerilerini paylaşan Yıldız, “Merkezi ve yerel idareler; afetlerle mücadele ve korunma strateji belgelerini, bugüne kadar yaşanan afet ve acil durum deneyimlerini, uluslararası afet yönetim tecrübelerini ve Birleşmiş Milletler Afet Risklerinin Azaltılması Sekretaryası tarafından yayınlanan “Dirençli Kentler” ve “Kentimi Hazırlıyorum” kampanyalarını baz alarak “Afet Risk Azaltma Manifestosu” hazırlamalıdır. Şehrin kapasite ve kaynaklarına bağlı olarak, halkın yerel karar vericiler ile birlikte katılımcı bir modelle şehirlerini planladığı ve karar verdiği, tüm kentli grupların katılımı ile sürdürülebilir kentleşmeyi sağlayabilen, yetkin ve hesap verebilir bir yerel yönetime sahip olan, bütün nüfusu konutlarda ve mahallelerde yaşayan, mahallelerin altyapı ve hizmetleri yeterli olan, taşkın alanlarına ya da dik yamaçlara aykırı resmi bir şekilde yerleşilmesine gerek kalmadan, akılcı imar mevzuatına uygun yapılarda yaşandığı için pek çok afetin etkilerinin düşük olduğu, tehlikelerin fark edilip, tehlikeler ve risklere, onlara maruz kalanlar ve zarar görebilirliği olanlar üzerine güçlü bir yerel bilgi alt yapısı geliştirmiş olan, felaketi öngörme ve varlıklarını korumak için adımlar atmış olan, olağanüstü hava koşulları, deprem veya diğer tehlikelerden kaynaklanan fiziksel ve sosyal kayıpları en aza indirebilen, bir doğa kaynaklı afet öncesinde, sırasında ve sonrasında gerekli kaynakların sağlanacağını taahhüt etmiş ve kendi kendine düzenleme yeteneğine sahip olan, afet sonrasında temel hizmetlerini hızlı bir şekilde onarabilecek ve bunun yanı sıra sosyal, kurumsal ve ekonomik faaliyetlerini devam ettiren hedefler temel alınarak, her düzeyde bütünleşik afet risk analizi yapılmalı ve elde edilen analiz sonuçlarına göre afet risk azaltma planları hazırlanmalıdır” dedi.